İyi bir kahve içmenin, iki yolu vardır.

12/31/2018
ile Fahrettin Kerim Avcı

İyi bir kahve içmenin, iki yol vardır.

Kötü kahve ile iyi kahve yapmanın arasındaki fark eskiden deneyimlerdi. Şimdi ise yerini bilim aldı.

Kahve, dünya çapında sudan sonra tercih edilen en popüler içecek.

Evet, 7 milyar insan, her yıl 400 milyar fincan kahve tüketiyor.

Nasıl oluyor da sadece su ve kahve çekirdeğini bir şekilde birbirine karıştırılması, bu kadar çok tercih ediliyor.

Görünüşte sadece iki bileşen var, Kahve çekirdeği ve su. Bu ikiliyle bir şey yapmak istersek, bu şey ne kadar kötü olabilir ki. İnanın tahmin bile edemezsiniz.

Aslında iyi bir kahve içmenin bilinen iki yolu var.

Birinci yolu tercih edecek olursanız, gidip bir kafe de oturup kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Ki bu yöntem size her seferinde iyi bir kahve içeceğiniz garantisini vermez.

Diğer seçenek ise biraz zordur. Bilim ister, sabır ister, deneyim ister. biraz kimyadan, biraz fizikten anlamanız gerekir. Mesela Newton’un Gravitasyon (1) kanununu mutlaka bilmeniz gerekir. Sonuç ise mükemmeldir. İnanılmaz hoş kokulu tatlara ulaşabilirsiniz. Efsaneler yaratabilirsiniz.

İşte tamda bu yüzden insanlar sadece bir günde yaklaşık 1 milyar 100 milyon fincan kahve içip, dünyanın ikinci büyük ticaret hacmine sahip olan kahvesiz yapamıyor.

Kahvenin ilk keşfinden sonra, o kadar çok şey değişti ki. Günümüzde birinci nesil, ikinci nesil ve üçüncü nesil olarak bu süreçler sınıflandırıldı.

Bu süreçlerin ne anlama geldiğini en basit olarak şu şekilde açıklanabilir.

Birinci nesilde Kahvenin tadı ve özellikleri keşfedildi. Kahveyi her eve sokmak için tasarlanmış bir pazarlama yöntemi ve tamamen kar amacı gütme üzerine kurulmuş bir dönemdi. Amaç sunumun ve tadının nasıl olduğu değil, ürünü satmaktı. Kahvenin kafein özelliği ve ticari emtia olması hakim unsurdu. İlk olarak 18. Asırda başlayıp, 1970’lere kadar sürdü. Tek tip üretim ve tüketim ön plana çıkmıştı amaç paket, paket satmaktı. Bu süreçte iki önemli gelişme oldu. Vakumlu ambalajlama ve hazır kahvenin (2) keşfi böylece endüstrisinin büyümesini ve geniş çevrelere yayılmasını sağladı. Ülkemizde Kuru Kahveci Mehmet Efendi, Yurt dışında da Folgers, Maxwell House ve Nestle Nescafe gibi firmalar, hazır kahve alanında başı çeken öncüler olmuştur.

İkinci nesil ise markalaşma olarak karşımıza çıktı. Bu dönemin başlangıcı Starbucks firmasının kurulmasıyla 1971 yılında Seattle, Washington’da başladı denebilir. Bugün dünyanın 72 farklı ülkesinde 23 bin farklı lokasyonda hizmet veriyor. Bu dönem Gloria Jeans, Lavazza, Segafredo, Illy, Caffee Nero gibi birçok kahve zincirini de yarattı. Bu firmalar tüketim çılgınlığına yetişebilmek için otomasyonlaşıp pazarladığı kahveyle ilgili her söz hakkına sahip oldu. Yapım sürecine, içeriğine hatta içine kattığı şurubuna, sütüne karar verdi. Sunduğu ürünlerde içtiğimiz kahvenin ne kahvesi olduğunu, nasıl demlendiğini bilmeden tüketir olduk. Aslında bu mekânlar çok geniş bir kitleye hızlı tüketim olanağı verirken bir şekilde damak tadı çeşitliliğini de geliştirmeye başladı. Bu dönemin başarısının arkasında da iki temel unsur ön plana çıktı. Kahvenin tüketimden çok, keyif aracı ve insanların sosyalleşmesini sağlıyor olması gösterilebilir.

Üçüncü nesil kahve kavramını ise, ilk olarak 2002 yılında Wrecking Ball Coffee Roasters'ın sahibi Trish Rothgeb tarafından "Third Wave Coffee" olarak adlandırıldı. Amerika’dan başlayan bu akım, sırasıyla Kanada, Avustralya ve oradan Avrupa’ya yayıldı. Bu yeni dönemde kahve butikleşti. İçine biraz bilim, bolca sanat katılıp kişiye özel damak tatlarına ulaşılabildi. Artık kahve, ürün/hizmet olmaktan çıkıp, onun gerçek tadına varmak isteyen bir tüketiciyle buluştu. Böylece insanlar bizzat üretim aşamasına dahil oldu. Kahve keyfini işyerine ve evine taşıdı. Peki neydi bu kahvenin gerçek karakterini kazandığı farklılıklar. Demleme donanımlarının (3) makineler tarafından değil manüel olarak yapabilme tercihi, Nitelikli yöresel kahveye ulaşmanın kolaylığı, kavurma ve öğütme seçeneklerinin farklılığı. Bu unsurlar, aynı zamanda kişiye özel kahve deneyimi yaşayabilmenin de önünü açtı. Artık kahveye gönül veren insanlar, kafein, asidite, yağ, tat ve kıvam unsurlarına hakim olabildi.

(1) Newton’un yerçekimi kanununu

(2) instant coffee, Filtre kahvenin dehidrasyonu ile elde edilen içime hazır kahve

(3) Cold drip, Vacum, siphon, chemex, V60 ve aeropress v.b.

Yorumlar

Hiç mesaj bulunmadı

Yeni mesaj