Folklorik bağımlılık mı? Damak tadı mı?

12/20/2018
ile Fahrettin Kerim Avcı

Folklorik bağımlılık mı? Damak tadı mı?

Kahve veya çay, yeni başlayacak olan bir günün başlangıcında direncinizi arttıracak, koşuşturma arasında verilen molada rahatlatacak, arkadaş sohbetlerine bahane olacak, ya da günün sonunda içerken mutlu olmamızı sağlayacak son kertedir.

Bu son kertede söz konusu olan şey, farklı ülkelerde, farklı isimler veya demleme yöntemleriyle karşımıza çıkar. Bir nevi bağımlılık yapar. Mükemmel bir kokuya ve tada sahiptir. Bu şey onlarla özdeşleşmiş kafeindir aslında. Alkaloid grubunun azotlu organik bir bileşiğidir. Özellikle guarana meyve tohumu, Kahve çekirdeği, kakao çekirdeği, çay yaprağı, çikolata, bazı bitkisel çaylar ve kolalı içecekler gibi besinlerle 60 tan fazla bitkinin yaprak ve tohumlarında da doğal olarak bulunur. Ayrıca sinir sistemini uyarıcı, bazı ağrı kesici ve antialerjik ilaçların bileşiminde de kullanılır.

Bu molekül, bir uyaran olma özelliği taşıması nedeniyle uykunuzu kaçırma olasılığı kuvvetle mümkündür. Yoğun, keskin ve acı bir tada sahiptir. Farmakolojide kimyasallar arasında, tein, matein ve guaranin isimleri ile de bilinir. Asıl etkisi beyin üzerindedir, rahatlatır ve yorgunluğu alır. Kendinizi daha dingin hissetmenizi sağlar.

Ben, size insanların genetik özelliklere ve kullanım sıklığına göre farklı etkiler gösteren kafeinden değil de, Kahveden doğru bir şekilde nasıl yararlanmanız gerektiğinden bahsetmeye çalışacağım. Sonuçta 2-3 bardak demli çay içmekle, bir fincan Türk Kahvesi ya da enerji içeceği arasında kafein alma konusunda pek bir fark yok.

Önceliğimiz kahve olduğu için, kahve çekirdeklerinin sunduğu o eşsiz tada ulaşma adına insanoğlu günümüze kadar birçok yöntem denedi. Kaynar suda pişirdi, sıcak suya veya basınca maruz bıraktı, elektrik verdi. Hatta son yıllarda buzlu sulardan bile geçirildi. Sonuçta ne çekti şu insanoğlundan denebilir.

Aslında nasıl ki renkler ve zevkler tartışılmazsa, damak tadı da tartışılmaz. Kahvesini sade içenle bol şekerli içen, aslında aynı kahveyi içtiğini rahatlıkla söyleyebilir. Peki, o bol şeker neyin nesi o zaman. Ya da soğuk veya sıcak, sütlü veya sütsüz tercih edilmesi, işte onun adına da damak tadı deniliyor. Bir yanda 2-3 dakika içerisinde elektrikli cezvede hazırlanıp sunulabilen bir Türk kahvesi, diğer yanda damlatma yöntemiyle ortalama 12-16 saatte üretilebilen soğuk kahve (cold drip)*

Filtre kahve makinesi, Cold drip, syphon veya suyun kontrollü bir şekilde kahveyle buluşmasını sağlayan V60, Chemex, Wood neck, elektrikli veya ocaklı cezveler gibi birçok demleme ekipmanı kullanılarak kahve yapılabilir. Ve bunlardan en az birisiyle de istenilen lezzete ulaşılabilir. Burada bu demleme yöntemi iyidir, şu demleme yöntemi kötüdür denilemez. Hepsinin kendisine has iyi özellikleri olduğu gibi tercih nedeni olmayan yönleri de var tabii ki.

Sonuç olarak “ben, iyi bir kahve içmek istiyorum” diyorsanız, kısaca bilmeniz veya dikkat etmeniz gereken bazı şeyler var. Öncelikle demleme öncesinde kullanılacak kahve çekirdeğinizin kavrulma şekline ve öğütülme derecesine (ki bu bütün bu işlemler sırasında özen göstermeniz gereken en önemli unsur olarak karşınıza çıkacak) hatta kullanılacak suya. Demleme sırasında ekipmanın kullanım standartlarına ve kahvenizin suyla temas süresine dikkat etmelisiniz. Bütün bunların sonucunda hazırladığınız kahvenin gövde yapısı, tatsal - kokusal aroması ve asit oranı çok önemli. Büyük emekler harcayarak demlediğiniz kahvenizi eğer beğendiyseniz tebrikler. Yok, eğer beğenmediyseniz ve damak tadınıza hitap etmiyorsa ki bu kuvvetle olası. Diğer denemelerinizde kavurma şeklindeki ve veya öğütme derecesinde granül büyüklüklerinde ufak tefek oynamalarla istediğiniz tada ulaşabilirsiniz. Bütün denemelerinize rağmen “ben hala aradığım damak tadına ulaşamadım” diyorsanız, o zaman size “Birde Rize Çayını deneyin” derim.

Mükemmel bir tada ulaşmak istiyorsanız, yöresel kahveleri denemek, onları farklı şekillerde kavurmak ve öğütmek aslında biraz maliyetli olabilir. Hatta daha kötüsü sıkıcı olabilir. Çünkü kahve içmek, gerçekten güzel bir şey.

(*) Cold Drip,

Soğuk kahve, iki yöntemle üretilir.

İlki damlatma yöntemidir. +1 ile 4 santigrat derece arasındaki soğuk suyun, öğütülmüş kahveye 1-6 veya en fazla 10 saniye aralıklarla damlatılmasıyla elde edilir. Kahve/su oranı önemlidir. Burada zamanlama ve kullanılacak olan kahvenin cinsi, öğütülme büyüklüğünün önerilenlerin aksine belli bir standardı yoktur. Kahvenin çeşidi ve veya granül boyutu ile suyun ısısı ve veya damlatma aralığıyla kahve/su oranında yapılabilecek her bir değişiklik sonucunda ayrı bir tada ulaşılmasına neden olur. Ve bilinen en iyi, en sağlıklı demleme yöntemlerinden birisidir. Bütün bu zahmetli ve uzun demleme sürecinde son derece berrak, asiditesi dengeli, inanılmaz farklılıklarda tat ve kokulara ulaşabilirsiniz.

İkincisini ise daldırma yöntemi olarak bilinir. Ağzını bağlayabileceğiniz bir kumaş filtreye, tercih ettiğiniz kahveyi öğütüp, su dolu bir kaba daldırıyorsunuz. Sonrasında yaklaşık 12 saat buzdolabında tutuyorsunuz. Süre sonucunda kaptan kahve dolu filtreyi çıkarıyorsunuz. Sunuma hazır.

Yorumlar

Hiç mesaj bulunmadı

Yeni mesaj